Mirasyediler bir “evvel zaman içinde” | Mudurnu'nun Haber Sitesi


Mudurnu Haber


  • ANKET
    • Mudurnu Belediyesi Çalışmalarını beğeniyormusunuz?

      Anket Sonuçları

      Yükleniyor ... Yükleniyor ...
  • 

    Mudurnu'nun Haber Sitesi
    • Mudurnu 1 ileri 2 geri
      Mudurnu 1 ileri 2 geri
    • Azerbaycan ile Türkiye arasında kimlik ile seyahat dönemi
      Azerbaycan ile Türkiye arasında kimlik ile seyahat
    • Kaymakam Çevik, Sokak Canlarına Mama verdi.
      Kaymakam Çevik, Sokak Canlarına Mama verdi.
    • Mudurnu Pazarının günü değişti
      Mudurnu Pazarının günü değişti
    • Ormanlar İHA ile takip edilecek
      Ormanlar İHA ile takip edilecek
    • Sıklıkla karşılaştığımız buzağı hastalıkları
      Sıklıkla karşılaştığımız buzağı hastalıkları
    • Corona virüsü hortladı
      Corona virüsü hortladı
    • Bolulu Çiftçilerimize Dane Mısır Tohumu Dağıtımı Yapıldı
      Bolulu Çiftçilerimize Dane Mısır Tohumu Dağıtımı Y
    • Kaymakam Fatih Çevik ,Çocuklara Kitap Hediye etti
      Kaymakam Fatih Çevik ,Çocuklara Kitap Hediye etti
    • Ankaralı Çiftçiye manda üretim desteği
      Ankaralı Çiftçiye manda üretim desteği
    Mirasyediler bir “evvel zaman içinde”
    Mirasyediler bir “evvel zaman içinde”
    Bu Haber 3.359 kez okundu.
    6 Şubat 2013 17:10
    Font1 Font2 Font3 Font4
    

    Mirasyediler bir “evvel zaman içinde”

     Bir varmış bir yokmuş evvel zaman içinde kalbur saman içinde pireler berber iken, develer
    kervan iken, meydanlarda tellallar duyan duymayan kalmasın diye bağırırken eski zamanda
    ipek ve baharat yolu üzerinde hisar ve kulaklı tepeleri arasına yerleşmiş şirinmi şirin bir
    kasaba varmış “masala” göre bu kasaba ormanlarıyla, şifalı sularıyla, ceviz bahçeleri, üzüm
    bağları, büyük ve küçükbaş hayvancılığıyla el sanatlarıyla, dericiliği, bakırcılığı, semerciliği,
    süpürgeciliği, terziliği, kundura çeşitlerinin her birini üretir, ustaları körüklerde demiri kızdırır
    örslerde demir döverler nal, mıh, hatıl, araba tekeri, ok, yay, gazıcak, kürek, kazma sacıcak,
    bakır sahanlar, naşırfalar, yedekler, ibrikler, soba, mandız, kama, kılıç, çakı, bıçak, soba
    küreği, maşa, kötürüm, tandır imal edilirmiş.
    Bu topraklar Bursa tekfurluğuna bağlı iken Bursa tekfuru dillere destan güzellikteki kızı
    Matarni’ anısına ve aynı zamanda kasabayı korumak için Anadolu coğrafyasında eşi benzeri
    bulunmayan bir kale yaptırıp bu gün bile boşa akıp duran “papazının” kaplıcasından küntlerle
    su akıtıp kalede kullanmış. Babas kaya evlerinde altın imalatı, Hıristiyanlık serbest olunca
    piskoposluk merkezleri kurulmuş, asar köyde para basılmış. Zaman su gibi akmış orta Asya
    steplerine sığamayan atalarımız Anadolu’yu mekân tutmaya başlamış.
    Moğol ordularının saldırıları bu süreci hızlandırmış ve hızını alamayan atalarımız
    Özbek, Oğuz, Türkmen, Tatar, Yörük gelip bu şirin kasabaya yerleşip daha önceki ev
    sahipleri ile beraber yaşarken Bizans’tan; Selçukluya, Selçukludan Bizansa el değiştirmiş
    sonunda bu işin böyle olmayacağını söyleyen Osman oğulları buraları kimseye yar etmem
    deyip yönetime el koymuş.

    Giden gitmiş kalan kalmış,Osman oğullarının bölgede hâkimiyeti
    ele geçirmesinde Anadolu da ilk sivil esnaf örgütlenmesi olan ahiliğin çok önemli katkıları
    ve destekleri olmuş. Osmanlı beylik beni kesmez büyük devlet olacam deyince Ahilerin
    desteği devam etmiş bu desteği unutmayan Osmanlı daha devletleşme sürecini tamamlamadan
    hâkimiyeti altındaki geniş arazilere düz ovalara kalıcı eserler yapmadan Mudurnu benim
    mayamı tuttuğum yer deyip camii, han, hamam yaptırmış ve güvende gördüğü bu topraklara
    devlet adamı yetiştirecek ilim irfan sahibi hocalar gönderip şehzadeler yetiştirmiş.

    O zamanki devirlerde sarp dağlar geçit vermez, yollar zorlu iken seyyah ve gezginler
    önemli ticaret ve kültür merkezlerine gider oradaki ticari hayatı yaşamı kayıt altına alır
    belgelerlermiş. Gezginlerin kayıtlarına göre arasta çarşıda yazıda belirtilen el sanatlarına
    ilave olarak Çine, Hinte kadar ünü yayılan su boduçları, iğneler, sepetler, çeşit çeşit oyalar,
    danteller işlenir, ipek halılar, kilimler, şallar, kılçanlar dokunmuş, kullep, menteşe, kanca,
    burgu, nacak, kapı tokmakları, kilitler imal edilirmiş. O devirlerde dilden dile dolaşan kapı
    tokmaklarında başka bir ustalık,nezaket ve incelik varmış. Bu tokmaklardan her evin kapsına
    iki tane takılır eve erkek geldimi kalın sesli olana bayan ise ince sesli olana vurulur evin
    hanımı kılık kıyafetini ona göre ayarlarmış.
    Saray mutfağını süsleyen, tereyağı, peyniri, tavuğu, tatlıları, hamur yemekleri ile
    dillere destan olmuş. Memleketin her bir köşesine ve yurtdışına dahi deri gönderilirmiş.
    Ticaretten el sanatlarından elde edilen gelirle kasaba yeniden imar edilmiş aile birlik ve
    dayanışmasının bir ifadesi olan iki üç katlı evler konaklar yapılmış dededen toruna gelenek,
    kültür ve zanaatkârlık devam etmiş gitmiş.
    Masal bu ya zaman gelmiş zalim beyler türeyip halka zulüm yapmaya başlamış
    buna karşı her devirde zalimlere karşı koyacak yiğitlerde çıkmış Anadolu da yiğitler yiğidi
    Köroğlu’da zalim Bolu beyinin üstüne atını sürerken Mudurnulu demirci ustalarının nallatmış
    atını deh etmiş zalimlerin üstüne.
    Gel zaman git zaman dükkânlarda sanatkârlar, ahi ocaklarında iş ahlakı, birikmelerde,
    yaşam biçimi öğretilmiş savaşa gitmeyen oğlunu eve almayan analar, efe olmayan oğlunu
    kucaklamayan babalar çıkmış vatan elden gidiyor deyince ilk cepheye koşanlarda Mudurnu
    yu geçilmez kale yapanlarda buradanmış.

    Olan oldu giden gitti ve geldik bu güne.

    Not: Mirasyediler devam edecek…

    Mehmet Cantürk
    www.mudurnuhaber.com

     

    Mirasyediler bir “evvel zaman içinde” Yazısına 1 Yorum Yapıldı

    YORUM YAPMAYA NE DERSİNİZ


    Yukarı Geri Ana Sayfa
    sanalbasin.com üyesidir İnternet Yayıncıları derneği üyesidir İnternet Yayıncıları derneği üyesidir İnternet Yayıncıları derneği üyesidir