ANNE | Mudurnu'nun Haber Sitesi


Mudurnu Haber


  • ANKET
    • Mudurnu Belediyesi Çalışmalarını beğeniyormusunuz?

      Anket Sonuçları

      Yükleniyor ... Yükleniyor ...
  • 

    Mudurnu'nun Haber Sitesi
    • Mudurnu 1 ileri 2 geri
      Mudurnu 1 ileri 2 geri
    • Azerbaycan ile Türkiye arasında kimlik ile seyahat dönemi
      Azerbaycan ile Türkiye arasında kimlik ile seyahat
    • Kaymakam Çevik, Sokak Canlarına Mama verdi.
      Kaymakam Çevik, Sokak Canlarına Mama verdi.
    • Mudurnu Pazarının günü değişti
      Mudurnu Pazarının günü değişti
    • Ormanlar İHA ile takip edilecek
      Ormanlar İHA ile takip edilecek
    • Sıklıkla karşılaştığımız buzağı hastalıkları
      Sıklıkla karşılaştığımız buzağı hastalıkları
    • Corona virüsü hortladı
      Corona virüsü hortladı
    • Bolulu Çiftçilerimize Dane Mısır Tohumu Dağıtımı Yapıldı
      Bolulu Çiftçilerimize Dane Mısır Tohumu Dağıtımı Y
    • Kaymakam Fatih Çevik ,Çocuklara Kitap Hediye etti
      Kaymakam Fatih Çevik ,Çocuklara Kitap Hediye etti
    • Ankaralı Çiftçiye manda üretim desteği
      Ankaralı Çiftçiye manda üretim desteği
    ANNE
    ANNE
    Bu Haber 1.915 kez okundu.
    11 Mayıs 2013 20:08
    Font1 Font2 Font3 Font4
    

    ANNE

    Anneler çilekeşi ömrümüzün… Kahır çekeni, eziyet ve cefa adına yüreği ev
    sahibi olanı dünyamızın. Anne bir kutsal sözcük, bir aziz mana, bir umman
    yürek…

    Cennet annelerin ayakları altındadır ama bizler o ayakları bir gün dahi baş
    tacı yapıp taşıyamıyoruz bugün. Belki sadece tabuta girdiğinde kollarımızın
    üzerinde taşıyacağız annemizin nazik bedenini. O zaman da çok geç
    olacak. Çok geç olacak sarılmamız için, af dilememiz için. Onların 24 saat
    dahi hizmetkârı olsak ömrümüzün sonuna değin yine de haklarını vermiş
    sayılmayız. Onların kul kölesi olsak dahi ve her an yanlarında dursak dahi
    yine de haklarını tam olarak karşılamış sayılmayız. Borçlu gideceğiz hep,
    onlara borçlu kalacağız hep.

    Dokuz ay on gün bizlere ev sahipliği yapan bedeninde ve ondan sonra
    ömrünün ahirine değin yüreğinde bizlere en görkemli koltuğu veren
    kadın. Düştüğümüzde bacağı kanayan, ağladığımızda gözleri yaşaran,
    güldüğümüzde kahkaha atan, acıktığımızda acıkan kadın. Onun şiirini
    kimse yazamaz, onun destanını kimse anlatamaz. Onu kimse ifade
    edemez.

    Anne sihirli bir kelimedir, bizi bizden alır sıcak ve mesut bir iklime
    sürükler. İçimiz ısınır birden, duygularımız yeşerir, renk gelir tenimize.
    Daha bir soluklanırız, daha bir canlanırız daha bir havalanırız. Memlekete
    bahar gelmiş gibidir annenin yanında durmak. Onun nefesi bir okşayıştır
    ruhlarımızı baştanbaşa. Sözleri sihirli bir melodidir kulağımızın içinde
    akseden. Dokunuşu ipek bir kumaşa dokunmaktır içinizi titretircesine.

    Ömrümüzün moral kaynağı, güç deposu yüreğimizin, trafosu her
    şeyimizin. Karanlıkta kalır ama sizi karanlıkta komaz. Aç kalır
    ama aç komaz sizi, susuz kalır ama susuz komaz sizi. Üşür ama
    üşütmez, ölür ama öldürtmez sizi. Öylesine fedakâr, öylesine cefakâr,
    öylesine hürmetkârdır evladına. Başınız ağrıdığında aspirin olur size,
    öksürdüğünüzde şurup olur, sinirlendiğinizde sakinleştirici olur; Annesilin
    diye bir ilaçtır O! Her derdinize devadır; yaranıza merhem, ateşinize ıslak
    mendil, soğuk algınlığınıza sıcak bir çorba.

    Yırtık elbisenize yama, kabuk bağlamış yaranıza ipek bir el, kirli saçınıza
    yumuşacık bir şampuan, perişan duygunuza sokulacak bir liman… Daha
    nen olsun bu hayatta anne? Azrail geldiğinde dahi ömrünü sizin uğrunuza
    verecek kadar fedakâr. Bundan ötesi var mıdır? Sevgiliniz mi ömrünü
    verecek size? Arkadaşınız mı? Başkaları mı?

    Bir anne hikâyesi, anne yüreğidir her ne de olsa!
    Gecenin ilerleyen bir saatinde bir anne telefon açar yavrusuna. Gecenin
    üçünde. Ve yavrusu hırsla telefonu kaldırır, gecenin üçünde telefon mu
    olur diye! Bakar annesidir

    “Hayırdır anne!”
    “Yok, oğlum yok bir şey, sesini duyayım diye aradım.” der.
    “Bu saatte ses mi duyulur, telefon mu olur anne?” der oğlu ve ağzına
    geleni sayıp döker annesine. Bir anne düşünün ki yavrusu tarafından
    azarlansın.
    “Bu saatte arayarak rahatsız mı ettim evladım? Yavrum rahatsız
    mı oldun?” der kadın usulca. “Evet!” der çocuk “rahatsız oldum.”
    Anne sesini içten gelen bir duygu ritmiyle şöyle tamama erdirir: “Oğlum
    sende bundan 25 sene evvel bu saatlerde beni rahatsız etmiştin.
    Doğum günün kutlu olsun.”

    Bu yazı bir anne hikâyesi yazısıdır. Lütfen yanınızdaysa sarılın hemen
    uzağınızda ise koşun yanına. Mesafeler ne olursa olsun aranızda. Bir
    dakikalığına da olsa yok sayın yaşadığınız dünyayı. Varsayın ki anneniz
    tek dünyanızdır yaşadığınız. Tek ormanınız, tek okyanusunuz, tek
    gökyüzünüz.

    Yok sayın hastalığınızı, hüznünüzü, yalnızlığınızı. Koşun annenize hemen;
    nerede olursa olsun. Uzakta, çok uzakta, hatta atta da dahi olsa…
    Can YÜCEL’İN şiiri ile bitireyim bu yazıyı, buyurun lütfen:
    “ Nahide Hanım söyledi yine
    Neden babama yazmışım da
    Anama şiir döktürmemişim
    Kaç kere yazdım cebimden uçup gittiler
    Ben on yedi yaşında beni yıkayan
    Anneme şiir yazacak kadar şair değilim”

    Anneleri anlatacak yazı da yazılamaz, yok öyle bir yazar!

    Gürhan Gürses
    STDM Aktivisti

    www.mudurnuhaber.com

     

    YORUM YAPMAYA NE DERSİNİZ


    Yukarı Geri Ana Sayfa
    sanalbasin.com üyesidir İnternet Yayıncıları derneği üyesidir İnternet Yayıncıları derneği üyesidir İnternet Yayıncıları derneği üyesidir