Palazoğlu Basın ile kahvaltıda buluştu | Mudurnu'nun Haber Sitesi


Mudurnu Haber


  • ANKET
    • Mudurnu Belediyesi Çalışmalarını beğeniyormusunuz?

      Anket Sonuçları

      Yükleniyor ... Yükleniyor ...
  • 

    Mudurnu'nun Haber Sitesi
    • Mudurnu 1 ileri 2 geri
      Mudurnu 1 ileri 2 geri
    • Azerbaycan ile Türkiye arasında kimlik ile seyahat dönemi
      Azerbaycan ile Türkiye arasında kimlik ile seyahat
    • Kaymakam Çevik, Sokak Canlarına Mama verdi.
      Kaymakam Çevik, Sokak Canlarına Mama verdi.
    • Mudurnu Pazarının günü değişti
      Mudurnu Pazarının günü değişti
    • Ormanlar İHA ile takip edilecek
      Ormanlar İHA ile takip edilecek
    • Sıklıkla karşılaştığımız buzağı hastalıkları
      Sıklıkla karşılaştığımız buzağı hastalıkları
    • Corona virüsü hortladı
      Corona virüsü hortladı
    • Bolulu Çiftçilerimize Dane Mısır Tohumu Dağıtımı Yapıldı
      Bolulu Çiftçilerimize Dane Mısır Tohumu Dağıtımı Y
    • Kaymakam Fatih Çevik ,Çocuklara Kitap Hediye etti
      Kaymakam Fatih Çevik ,Çocuklara Kitap Hediye etti
    • Ankaralı Çiftçiye manda üretim desteği
      Ankaralı Çiftçiye manda üretim desteği
    Palazoğlu Basın ile kahvaltıda buluştu
    Palazoğlu Basın ile kahvaltıda buluştu
    Bu Haber 1.940 kez okundu.
    22 Nisan 2016 19:28
    Font1 Font2 Font3 Font4
    

    Palazoğlu Basın ile kahvaltıda buluştu.

    Bolu basını ile kahvaltıda buluşan ve basının sorularını cevaplayan AdStation Yönetim Kurulu Başkanı Muhittin Palazoğlu, Karacasu beldesinde ihale ile aldığı Orman Bölge Müdürlüğüne ait arazi ile bilgi verdi.

    Kütahya Çavdarhisar Orman Bölge Müdürlüğü’ne ait yeni binaların tamamlanması halinde Karacasu’da otel inşaatına başlanılabileceği bilgisini veren Palazoğlu, iş hayatına atılması, gerçekleştirdiği projeler gibi pek çok konuda basın mensuplarına  açıklama yaptı.

    “TİCARET HAYATINI UZAKTAN VEYA KİTAPLARDAN DEĞİL, BİZZAT SAHADAN ÖĞRENMEMİ İSTEDİLER”

    Kendi şirketini kurduğunda henüz 22 yaşında olan Palazoğlu şunları söyledi;

    “İş hayatına ilk adımımı bundan çok daha önce, henüz çocukken attığımı söylemem yanlış olmayacaktır. Benim öyküm üniversite eğitimi için Bolu’dan İstanbul’a gelmemle başlıyor. Aslına bakarsanız küçük yaşlarımdan itibaren hep ticaretin içindeydim. Ailemin maddi durumu yaşadığım bölge standartlarına göre iyi olmasına rağmen, bana her okul tatilinde çeşitli yerlerde çıraklık yaptırdılar. Ticaret hayatını uzaktan veya kitaplardan değil, bizzat sahadan öğrenmemi istediler. İnsanlarla sürekli iletişim halinde olan, herkesle iyi geçinebilmenin yollarını arayan, kapıdan giren müşteriyle ilgili anında bilgi toplayıp 2-3 kelamdan sonra doğru frekansı yakalayarak o müşterinin ihtiyaçlarına cevap verecek ürünleri sunan, müşteriyle ortak noktaları ortaya çıkararak müşterinin bir dahaki sefere yine kendisini tercih etmesini sağlayan kişilerin yanında öğrendim ticareti. “Sadakat kartı” çıkarmadan da müşteri sadakatini yakalayabilen gerçek ticaret erbaplarından…

    “2008’İN ORTALARINDA KENDİ YOLUMU ÇİZMEYE KARAR VERDİM”

    Üniversite eğitimim sırasında okulda öğrendiklerimin tek başına yeterli olmayacağının farkındaydım. Bu sebeple farklı düzlemlerde de olsa diyalogu ön planda tutan iletişim alanına yöneldim. Bir kurumsal iletişim ve danışmanlık firmasında yarı zamanlı olarak işe başladım. Amacım sektörü tanımak ve sektördeki iş alanlarının hepsine bir şekilde girip çıkmaktı aslında. Okul sonrası hayatımı nasıl çizeceğimi burada belirleyecektim. 2,5 yıl boyunca spor karşılaşmalarında tribünlere açılan bayraklardan dev konser organizasyonuna, halı saha turnuvasından pist yarışlarına, bir binaya asılacak reklam panosundan kulübe sponsor olacak markanın yönetimine kadar her türlü işi yapmaya çalıştım. Ve en son tüm spor organizasyonlarının başında iken 2008’in ortalarında kendi yolumu çizmeye karar verdim.

    “YILLAR GEÇTİ, İŞLERİMİZİN KAPSAMI BÜYÜDÜ”

    O yıllarda spora güçlü bir şekilde giren ve milli takımlar ve 4 büyükler (O zamanlar Fenerbahçe, Beşiktaş, Galatasaray ve Trabzonspor olmak üzere 4 büyükler vardı) nezdinde çok büyük sponsorluklara imza atan Ülker’le el sıkıştık. Grubun tüm spor etkinliklerini yönetmeye başladık. Hem geçmiş yıllardaki know how, hem Ülker’le gelen kurumsal firma/müşteri ilişkisinin iyi yönetimi sonrası sektördeki diğer markalarla da işbirliklerimiz başladı. Yıllar geçti, işlerimizin kapsamı büyüdü, etki alanımız genişledi ve sektördeki en büyük firmalardan birisi haline geldik.

    Türkiye’deki genel sektörlere baktığımız zaman çok niş bir iş yapıyoruz. Ne yazık ki biz de “organizasyon” kelimesinin karşılığı çok kısıtlı. Birçok insan için organizasyon demek, bir doğum günü ya da parti düzenlemek anlamlarına geliyor. Oysa özellikle spor ağırlıklı organizasyonlar, firmaların halkı kucaklamasında, kendilerini anlatmalarında önemli bir rol oynuyor.

    “LİDER KONUMUNU KORUYAN TEK BİR FİRMA BİZİZ”

    Türkiye’de spor organizasyonlarını ilk başlatan, A’dan Z’ye yapan ve şu anda da lider konumunu koruyan tek bir firma biziz diyebilirim. Spor organizasyonları alanında Ülker, THY, Türk Telekom, Yandex gibi kendi alanlarında sektörün lider firmalarıyla çalışıyoruz. Ayrıca yine birçok markanın kurumsal organizasyonlarını düzenliyoruz. Bunun dışında 2012 yılından beri de tamamen manevi değerlerle yola çıkarak Şeb-i Arus İstanbul törenlerini düzenlemeye başladık.

     

    “İSMİM İLK KEZ ŞEB-İ ARUS İSTANBUL TÖRENLERİYLE DUYULDU”

    İsmim ilk kez 2012 yılında TC Kültür Bakanlığı ve İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin destekleriyle Ataşehir Ülker Sports Arena’da düzenlediğimiz Şeb-i Arus İstanbul törenleriyle duyuldu. Şeb-i Arus İstanbul, artık İstanbul’da yılın en önemli etkinlikleri arasında gösteriliyor. Tabii Adstation olarak yaptığımız işleri Şeb-i Arus İstanbul ile sınırlamamak gerekiyor. Üniversitede okurken tamamen girişimci cesaretiyle kurduğum AdStation şirketinde, bugün THY, Ülker, Türk Telekom, Samsung, Albaraka, Avea gibi dev şirketlerin kurumsal organizasyonlarından spor organizasyonlarına kadar birçok etkinliklerini düzenliyoruz. 2014 yılında Fenerbahçe’nin ve yine 2015 yılında Galatasaray şampiyonluk kutlamaları organizasyonlarımızla büyük ses getirdik. “Özellikle spor organizasyonları anlamında Türkiye’de yeni bir dönem başlattık” diyebilirim.

    “AJANSIMI KURANA KADAR HER İŞİN PEŞİNDE KOŞTUM”

    Ben hayatı tersten yaşadım. Üniversite yıllarımda ajansımı kurdum. Şimdi ise üniversite diplomamı aldım. Bu sene yüksek lisansa başlıyorum ve kendimi geliştirmek için sertifika programlarına yazılıyorum. Kendimi sınırlamadım. “Önce okulu bitirmeliyim, sonra çalışmalıyım” gibi kalıplardan uzak durdum. Zamanın şartlarını doğru değerlendirdim. Ajansımı kurana kadar her işin peşinde koştum. Hiçbir işten gocunmadım. Bazen kendime, “Nasıl ben bunları yapmışım?” soruyorum. Çünkü o zaman yaptıklarımı şimdi yapmak bana zor geliyor. Ancak başarıya ulaşmak için egolarımı geri plana attım ve çok çalıştım. Bugünlere babam ve ilçemizdeki esnafın bana öğrettikleri sayesinde geldim diyebilirim.

    “ADSTATİON FARKLI ALANLARDA DA HİZMET VERİYOR”

    5 farklı uzmanlık alanında markalarımıza hizmet veren kreatif bir ajansız. Ajansımızın en önemli ayağını, daha önce de belirtmiş olduğum üzere spor organizasyonları oluşturuyor. Bunun dışında çeşitli etkinlikleri üstleniyoruz. Lansmanlardan gerilla pazarlamaya, vip etkinliklerden kurumsal etkinliklere kadar tüm bu hizmetleri, etkinlik ayağımızda yürütüyoruz. Dijital departmanımızda ise markalarımızın web ve sosyal medya yönetimlerini üstleniyoruz. Açık hava reklamları ve online TV yayıncılığı ise diğer uzmanlık alanlarımız.

    “TÜRKİYE’DE BİR İLKİ GERÇEKLEŞTİRDİ”

    Öncelikle burada sadece Muhittin Palazoğlu’nun başarısını konuşmamız yanlış olur. Benim arkamda kocaman bir ekip var. Bizi bugünlere getiren Muhittin Palazoğlu’nun ve ekibinin başarısıdır. Bu işe ilk başladığım zamanlarda benimle birlikte organizasyonların en alt kademesinde görev yapan arkadaşlarım, bugün ajansımda müdürlük konumunda bulunuyor. Müthiş bir iş disipliniyle çalışıyoruz. Bu da ister istemez başarıyı getiriyor tabii ki. Ayrıca biz bu işleri başlatana kadar Türkiye’de organizasyonlar, çok düşük bütçelerle yapılmaya çalışılıyordu. Kimse büyük hayaller kurmuyordu. “Nasıl olsa burası Türkiye, hiçbir firma bu işlere bu kadar para vermez.” düşüncesinin yanı sıra organizasyon yapan kişiler, firmaların beklentilerini yüksek tutmaya çalışmıyorlardı. Önemli olan kazançlarıydı Biz bu bakış açısını tersine çevirdik. Organizasyonlar ve özellikle de spor organizasyonlarında Türkiye’de yapılmayan şeyleri yapmayı seviyoruz. Dünyadaki organizasyonlara kafa tutan işler ortaya çıkarıyoruz. Bunun için de ekibimiz gece gündüz çalışıp farklılık yaratacak işlere imza atmaya çalışıyor. Yaratıcılık gerektiren bir iş yaptığımız için sürekli kendimizi geliştirmemiz, yenilikleri takip etmemiz gerekiyor.

    “ŞEB-İ ARUS İSTANBUL, TOKHAYDER’İ TÜRKİYE’YE TANITIYOR”

    Tüm dünyayı sözleriyle ve eserleriyle etkilemiş, gönüllerin ve aşkın sultanı Mevlana Celaleddin-i Rumi’nin vuslat gecesi, her yıl aralık ayında sema ayini ve dualar eşliğinde Konya’da kutlanıyor. Şeb-i Arus, Mevlana Hazretleri’nin Allah’a (CC) kavuştuğu büyük gün olarak anılıyor. Şeb-i Arus organizasyonlarının benim için çok özel bir yeri var. 2012 yılında rahmetli babam, Konya’daki törenlere gitmeyi çok istemişti. Çok çabaladık ancak bilet bulamadık. Çünkü törenlerin biletleri nerdeyse 1 ay öncesinden tükeniyormuş, sonradan öğrendik. Hem bu şekilde bilet bulamayanlar için hem de seyahat konusunda çok da rahat olamayanlar için öğretisi sınırları aşan bir alimin neden kültür başkenti İstanbul’da anılmayacağını sorgulayıp Şeb-i Arus İstanbul’u düzenlemeye karar verdik. Kültür ve Turizm Bakanlığı ile İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin katkılarıyla TOKHAYDER (Tokad-i Hayrettin Sürmeli Muhiddin Ahmed Bolevi Tasavvuf Yolu

    “ELDE ETTİĞİMİZ TÜM GELİRİ 4 YILDIR, TOKHAYDER’E BAĞIŞLIYORUZ”

    Derneği) himayesinde AdStation olarak 4 yıldır Şeb-i Arus İstanbul törenlerini düzenliyoruz. Gecenin maneviyatına uygun olarak sponsorlardan ve bilet satışından elde ettiğimiz tüm geliri 4 yıldır, TOKHAYDER’e bağışlıyoruz. Dernek bu bağışlarla memleketim Bolu’da hayır işlerinde elde edilen gelirin yönetimini sağlıyor. Son 3 yıldır, Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan da Şeb-i Arus İstanbul törenlerine katılıyor. Cumhurbaşkanımızın Şeb-i Arus İstanbul’a bizzat katılması da ne kadar doğru bir iş yaptığımızı gözler önüne sermektedir.”

    BASIN MENSUPLARINA FORMA HEDİYE ETTİ

    Geçtiğimiz hafta basın daveti için Bolu gazetecilerine e-mail gönderen ve e-maillerde  Hangi takımı tutuyorsunuz  sorusunun neden sorulduğu anlaşıldı.  Muhittin Palazoğlu Bolu lu Basın Mensuplarının  tuttuğu takımların ve Bolu sporun  Formalarını hediye etti. Basın toplantısı Palazoğlu’nun basın mensuplarına taraftarı oldukları takımların formalarını hediye etmesi ile sona erdi

    www.mudurnuhaber.com

     

    YORUM YAPMAYA NE DERSİNİZ


    Yukarı Geri Ana Sayfa
    sanalbasin.com üyesidir İnternet Yayıncıları derneği üyesidir İnternet Yayıncıları derneği üyesidir İnternet Yayıncıları derneği üyesidir