MEHMED TULÛÎ’NİN IRAK MAKAMINDAKİ ESERİ | Mudurnu'nun Haber Sitesi


Mudurnu Haber


  • ANKET
    • Mudurnu Belediyesi Çalışmalarını beğeniyormusunuz?

      • Hayır (49%, 35 Oy)
      • Evet (24%, 17 Oy)
      • Daha Fazla hizmet istiyoruz (24%, 17 Oy)
      • Bir fikrim yok (4%, 3 Oy)

      Toplam Oylar: 72

      Yükleniyor ... Yükleniyor ...
  • 

    Mudurnu'nun Haber Sitesi
    • Taşkesti Beldemiz İlçe olma yolunda Emin adımlarla ilerliyor
      Taşkesti Beldemiz İlçe olma yolunda Emin adımlarla
    • MUDURNU ‘DA ORMAN KÖYLÜSÜ KENDİ ELEKTRİĞİNİ ÜRETECEK
      MUDURNU ‘DA ORMAN KÖYLÜSÜ KENDİ ELEKTRİĞİNİ
    • Böyleydiler, Böyle oldular
      Böyleydiler, Böyle oldular
    • İPEK YOLU’NUN ANKARA DURAKLARI YAYINLANDI
      İPEK YOLU’NUN ANKARA DURAKLARI YAYINLANDI
    • İlçe Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı Başkanlığı Büro Personel Alım İlanı
      İlçe Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı Başkanl
    • 12 aileye süt üreticiliği için 130 bin tl hibe
      12 aileye süt üreticiliği için 130 bin tl hibe
    • Ersan TÜRKOĞLU Bolu CHP İl Başkanlığına getirildi
      Ersan TÜRKOĞLU Bolu CHP İl Başkanlığına getirildi
    • Sabah namazı buluşmasına yoğun ilgi
      Sabah namazı buluşmasına yoğun ilgi
    • Sabah saatlerinde yola DİKKAT !
      Sabah saatlerinde yola DİKKAT !
    • Mudurnu Müftülüğünden Sabah Buluşmalarına davet
      Mudurnu Müftülüğünden Sabah Buluşmalarına davet
    MEHMED TULÛÎ’NİN IRAK MAKAMINDAKİ ESERİ
    MEHMED TULÛÎ’NİN IRAK MAKAMINDAKİ ESERİ
    Bu Haber 4.012 kez okundu.
    3 Ağustos 2013 18:11
    Font1 Font2 Font3 Font4
    

    MEHMED TULÛÎ’NİN IRAK MAKAMINDAKİ ESERİ

     

    Hakkı Duran

     

    Yazılarımızda Mudurnulu Halvetî şeyhi Mehmed Tulûî’nin  bestelediği durak formunda iki adet eserinin günümüze ulaştığını belirtmiş, bunlardan Segâh makamındaki esere ait iki icrâyı sizlere takdim etmiş idik.

     

    www.mudurnuhaber.com arşivinde bulunan yazılarımızdan birinde Halvetî şeyhi Mehmed Tulûî’nin besteciliğinden söz etmiş, şunları aktarmıştık:

     

    “ Önceki yazımızda hayatından söz ettiğimiz Mudurnulu Halvetî şeyhi Mehmed Tulûî’nin kültür ve medeniyetimizin önde gelen san’atlarında da başarılı bir şahsiyet olduğu anlaşılmıştır. Tulûî, icâzet sahibi yetişkin bir hattât olduğu gibi, dinî musikîmizin yüksek düzeyli sanat eserlerinden durak formunda eserler vermiş bir bestecidir.

      BESTEKÂRLIĞI

     

    Saadettin Nüzhet Ergun,  Mehmed Tuluî’nin bestelediği bir durağın elde olduğunu, bu eserin onun üstâd bir bestekâr olduğunu gösterdiğini kaydetmiştir. Araştırma yaparken Mehmed Tuluî’nin Ergun’un kaydetmediği başka bir eserinin repertuarda yer aldığını fark ettim.”

    IRAK MAKAMINDA DURAK

     

    Mevlevîlik dışındaki tarikatlerin hemen hepsinde zikrin birinci bölümünü teşkil eden kelime-i tevhid”den sonra “ism-i celâl” zikrine geçmeden önce verilen arada bir veya iki zâkir tarafından okunan, serbest olarak bestelenmiş Türkçe manzumelere durak denir.[1]

     

    Araştırmalarım sırasında Tulûî’nin durak formunda TRT repertuarında ikinci bir eserinin bulunduğunu tespit ettim. Güftesi Celvetî Şeyhi Gafûrî’ye ait olan bu eseri, Mehmed Tulûî hazretleri Irak makamında bestelemiştir. Bu eserin notasını bulmuş ve www.mudurnuhaber.com  sitesindeki köşemde yayınlamış idim. [2]

    Form:   Durak
    Makam:   Irak
    Bestekâr: Şeyh Mehmet Tulûî(ö.1757)
    Güfte:   Gafûrî (Mahmud)  (ö.1667)
    TRT Repertuar No:   10322

     

     

    “Sürüp dergâhına rûy-i siyâhım

      Umarım af’ola cürmü günâhım

      Penâhım, Hâlîkım, Rabbim, İlâhım

      Hüdâvendim, efendim, pâdişâhım”

    Gafûrî Mahmud[3]

     

    Şeyh Mehmed Tulûî’nin bu eserinin sanatçı Ahmet Sait Sezgin

    tarafından yapılmış icrâsına  alttaki linkten ulaşabilirsiniz:

     

     Kadir Gecenizi ve Ramazan Bayramınızı tebrik ederim.

     


    [1] Nuri Özcan, “DURAK” maddesi, TDVİA, Cilt 10, İstanbul 1994,  s.4

    [3] Gafûrî Mahmûd Efendi (vef. 1667): Geliboluludur. İlim tahsîl ettikten sonra tasavvufa yönelerek  Muk’ad Ahmed Efendi’ye intisâb etti. Halîfe olarak Gelibolu’ya gönderildiyse de fazla kalmadan İstanbul’a  döndü. Zeyrek Câmii, Üsküdar Vâlide Sultân Câmii ve 1659 yılında da Fâtih Câmii vâizliğinde bulundu.  Şeyh  Mehmed Fenâyî’nin vefâtı üzerine Âsitâne’ye şeyh oldu (1664). 1667’de vefât ederek Halîl Paşa Türbesine (Kapıcı Celvetî Dergâhı) defnedildi. “Gafûrî” mahlâsı ile şiirleri vardır.

     

    YORUM YAPMAYA NE DERSİNİZ


    Yukarı Geri Ana Sayfa
    sanalbasin.com üyesidir İnternet Yayıncıları derneği üyesidir İnternet Yayıncıları derneği üyesidir İnternet Yayıncıları derneği üyesidir