MUKTUDER den Hoşgeldiniz ziyareti

MUKTUDER’den Hoşgeldiniz ziyareti

Mudurnu Kültür Turizm ve Dayanışma Derneği Yönetim Kurulu  tarafından  ilçemize yeni atanan Kaymakam  Kerem Süleyman YÜKSEL’e hoş geldiniz ziyaretine gittiler.

Ziyarette  Kaymakam  beye MUKTUDER Yönetim Kurulu Başkanı  Nejdet  AKAY tarafından  1925 yılında Ahmet İzzet BENGÜBOZ  tarafından  çekilmiş Mudurnu genel görünüm Mudurnu Fotoğrafı armağan edildi.

Kaymakam Yüksel, Dernek üyelerininden dernek ve Pertev Naili BORATAV Kültür evi hakkında  bilgiler aldı. Mudurnu muzun genel sorunlarının ve çözüm önerilerin inde görüşüldüğü ziyaret sonrasında, Mudurnu Kaymakmı Yüksel, en kısa zamanda Dernek Kültür evi ni ziyaret edeceğini ve Mudurnu Turizmi ile ilgili çok çalışma gerektiğini belirtti.

 

www.mudurnuhaber.com

Fotoğraflar &Haber : Özgür KOCABAY

MUDURNU MARKALARINDAN MERAM RESTAURANT TARİHİ VE MİSYONU

Doğa, kültür, sağlık kenti  ,canlı tarih Mudurnnun simgelerindendir Meram Restaurant.  İlçemizin değerli   ailelerinden Nizamsalilerden  Haydar oğlu ALİ HAYDAR  PEKEL  tarafından  demirciler çarşısı girişi eski PTT müdürlüğü(şimdiki belediye düğün salonu) karşısında  Rum sitili Keyvanlara ait  taş binada 1967  yılında  kurulmuştur. Sayın Haydar Pekel   kunduracılık, hamamcılık,manavcılık gibi birçok meslekte iştigal ettiğinden  kültürel  yapısı ,  ahilik destur örf gelenek  bilgisiyle,  mutfak hizmet sanatlarının titizliği ile ,memleketine sosyallik kazandırmak üzere Mudurnu da içkili köfteci dükkanı eksikliğini görür.   Kendi formülü  ile hazırladığı dana erkeç keçi eti karışımlı ev usulü köfte ve güveç ızgara, piyaz çeşitleri ağırlıklı İşletmesinin  kuruluşunu tamamlar .

Dükkanının isim arayışında o dönemin Mudurnu kaymakamı sayın Cemal Barutcu beye  giderek  “lokanta açıyorum ismi ne olsun” diyerek  meramını anlatır danışır. Kaymakam bey de sen meramını anlattın ismi  sen koy der Ali Haydar Pekel de  MERAM LOKANTASI OLSUN der ruhsatı kaymakamlıktan alır. Mekanın yerli yabancı müdavimleri   müşterileriyle  yeme içme kültürü gelişir ,dışarıda kadeh,şişe,duble diye geçen içki  sipariş şekli Mudurnu da  miktarını bilerek içki tüketilmesi için camdan uzun bardak şeklinde  derece ile gıramına göre servis yapılan 50gr dan başlayan 500gr la biten  ünlü tarifname yazılır. Ulusal basında yer alır.

Yıllar sonra  1970 li yıllarda yer küçüklüğünden şimdiki Atatürk heykelinin yerindeki  görünüm ve konumuyla Mudurnuya gelen herkese hoş geldin diyen büyük dükkana oğul BİROL PEKEL arkadaşımla birlikte   taşınır. Mudurnu Meram restaurantda ilk balık her gün Adapazarından taze getirilerek servis edilir.Türkiyede televizyon ilk yayına başladığında Ali Haydar Pekel Mudurnunun en yüksek tepesine 450 metre kablo çekerek  halka televizyon yayınları ile tanıştırır.Mekan birçok memleket yararına ticari siyasi görüşmelere anlaşmalara sebep olur . Mekanda  girişimcilerle işler geliştirilir ,tecrübeler aktarılır, Sorunu derdi olan vatandaşın sorunları Meramda çözülür,Meram  bayramlarda eş dost buluşma noktası olur ,Meram ilçenin eğlence dinlence kültür hizmet noktası olarak unutulmaz anılar hatıralar yaşanır.Dargınlar küskünler barıştırılıp  dostluklar oluşturulur.Bütün bu güzelliklere Meram resaurant şahit olur.Ali Haydar PEKEL büyüğümüz  her birimizin ihtiyacı olan Mudurnuda sevginin paylaşımın dostlukların  büyümesine önemli bir misyon üstlenir, meşhur Meram  lokantası  ünvanını alır köfte yemek için sıra beklenen,randevu ile yemek yenir hale gelir.. Mudurnu’nun  marka kent oluşum sürecine katkılar sağlar. Kendileride mekanıda unutulmaz marka olur.

İlçenin sosyal kültür  ve masa adabı  öğretisi ,eğitim yeri olan MERAM RESTAURANT 1970 yıllarında meydanın  genişletilmesi sebebi ile bina yıkılır şuan ki çay bahçesine taşınır. Ali Haydar beyin meşhur köftelerini yıllarca birlikte hazırladığı sağ kolu değerli eşi Mediha  hanımın rahmete kavuşmasıyla 2000 li yııllarda çay bahçesinin o günkü belediye düzenlemeleri  ve Meram restaurant ruhuna aykırı ,etik olmayan istisnai durumlardan  dolayı HAYDAR PEKEL MESLEĞİNİ  bırakarak emekliye ayrılır.

Şuanda  MERAM RESTAURANT İSMİ beyaz et  yerel yemekler ağırlıklı menülerle çarşı merkezinde , işletmeci  Mustafa Kocasoy tarafından yaşatılmaya çalışılıyor. ilçenin sosyal ve  turizm hizmetlerine  imkanları nispetinde katkılarda bulunmaya devam ediliyor..

Gönlü memleket ve insan  sevgi saygı hasretiyle dolu birçok Mudurnulunun hatıraları  ve öğreti noktası TARİHİ  MERAM RESTAURANTI kazandıran,  kurduğu  sevgi bahçesi çay bahçemizde de yine gönül dostlarını buluşturmaya sebeb olan  ,HAYDAR PEKEL AİLESİNE,  can arkadaşım  Birol Pekele  ,Meram restaurantta çalışıp hizmet eden  tüm çalışanlara , emeği  geçen herkese teşekkürlerimiz ile saygı ile anarak eski hatıraların tekrar canlanması arzusuyla Mudurnumuzda yeni girişimcilerimizinde Meram restaurant ve Ali Haydar Pekel  büyüğümüzün  ilkelerinde Meram resaurant misyonunda Bolumuz ve ilçelerinde de  nice marka olmaya aday faydalı  işletmeler dilerim..   

Uğur Türesin

MUDURNU HABER         

www.mudurnuhaber.com

                                                                                                                  

İstanbul Notları ve Emit Turizm Fuarı

İstanbul Notları ve Emit Turizm Fuarı

 

       Her yıl geleneksel olarak yapılan Emit turizm fuarına katılmak üzere 8 Şubatta Mudurnu’dan ayrıldım. Öncelikle basından heberdar olduğum Panorama 1453 tarih müzesini gezdim üç boyutlu görselliğin ve ses efekt’lerinin yer aldığı müzeyi görmenizi isterim. Fetih 1453 filmide bu günlerde vizyona girdi. Umarım müze ve fetih filmini izleyenler açısından tarih kitaplarında okutulan çoğu hikâyeden oluşan yazılımlarıyla değil fethin çağının en modern ordusuna sahip olmanın ve üstün bir mühendislik hesaplamasının ürünü olduğu anlaşılır.

     Mudurnu Gönüllüleri

      Fuar gözlemlerine geçmeden önce Mudurnulu yâda Mudurnu gönüllüsü, dostu olan sosyal sorumluluk sahibi işi gereği İstanbul’da yaşayan arkadaşların daveti ile toplantılarına katıldım. Günümüzdeki endüstrinin insanı yalnızlaştıran, bireyselleştiren, bölüp, parçalayıp daha çok “tükettirmek”üzerine kurgulanmış yaşam biçimlerine karşı İstanbul’da yağan kara, trafiğe, iş yorgunluğu ve yoğunluğuna rağmen Mudurnu için bir araya gelen arkadaşların azim ve çabasını görünce çok mutlu oldum. Şifai olarak kendilerine ettiğim teşekkürü ve tebriki buradan tekrar ediyorum. Aylık olağan toplantılarına eski Bld. Başkanı Metin Soygür’üde davet etmişlerdi. Oluşumun ismi şimdilik belli değil ama kendi deyişleriyle platform diyelim. Bana sorarsanız ismi de önemli değil önemli olan benim gördüğüm kararlılık, azim ve Mudurnu’ya duydukları sevgi… Platformu oluşturan arkadaşlar kendi yöntemlerince toplantıyı başlayıp katılanların kısa kendini tanıtma faslından sonra misafir olarak davet ettikleri Metin beye söz verdiler Metin Bey başkanlık döneminde neleri yapmaya çalıştığını neleri yapamadığını, başkanlığın okulunun olmadığını ve yaşanılarak tecrübe ile öğrenildiğini Hızır fakı sokak sağlıklaştırma projesi gibi projelerin geçmişten geleceğe kurumsal devamlılık anlamında takip edilerek yapıldığını kurumlar idareciler ve seçilmişler arasında hizmet için dargınlık olmaması gerektiğini vb. deneyimlerini ve Şeyhül-İmran vakfı olarak neler yapmak istediklerini anlattı.

      Söz sırası bana gelince bende dilimin döndüğünce her platformda anlatmaya çalıştığım eksikliğini gördüğüm konuları anlatmaya çalıştım. Kısaca geçmişte neredeydik nereye geldik bu günkü durumumuz, gelecek için planlarımız vb. Bir an evvel bugün ve yarınlar için neleri yapmamız gerektiğini ana başlıklarıyla on beş yirmi kalem tutan ve maddeler halinde gerekçeleri çözüm önerileri ile birlikte anlatmaya çalıştım. Özet olarak şunu söyleyeyim Mudurnu’da bizim eksiklerimizden biriside bizler kurumsal ve sivil sorumlular birbirimize kendimizi ispat etme kabullendirme durumuna düşüyoruz oysa sivil toplumun önünü açsak destekçisi ve takipçisi olsak hep beraber başaramayacağımız iş yok. İşte İstanbul platformunun gücüde burada. Platforma katkıda bulunmaya çalışan arkadaşlar gönüllerince Mudurnu’ya katkı sağlamaya çalışıyorlar ve gönüllü birliktelik ve sorumluluktan açıkçası ben çok ümitliyim.

       Emit

       Ayın dokuzunda gezi ve tanıtım amaçlı Emit turizm fuarına gittim. Genel olarak emit turizm fuarı ile gözlemlerim? Emit büyük bir turizm endüstrisi bu günkü halimizle bu endüstrinin içinden pay alabilmemiz zor. Şirketlere yönelik hafta içleri konferans ve seminer salonları olacak bu hizmetleri verirken butik oteller ve tarihi pansiyon evlerde konaklama olacak yeterli gelmese onarımı yapılan yerler çürümeye terk edilmeyip pansiyonculuğa açılacak. Vs. Bırakın bunları Cumartesi günü değil hafta içi dört otobüs gelse park ettirecek düzeni sağlayamadık. Yirmi yıldır boşa akan sıcak suya bakıp duruyoruz. Vc’lerden ürün satışına birçok sıkıntımız var. Vatandaşa Mudurnu’da yedirdiğimiz tavuğun İstanbul yâda Ankarada’kinden ne farkı var. Burası tavuk memleketi bir fark olmamalımı!   

Fuar ve tanıtımla ilgili bir sürü şey yazıldı söylendi biz tanıtımı iyi yaptık köt yaptık diye bir şey yazmayacağım nedeni Emit fuarı ile gözlemlerimi yukarıda yazdım.Burada sadece şunu söyleyim güzel bir atasözümüz var sevgili Kamuran hocamda yeri geldiğinde çok güzel söyler “Gelinin güzelliği,Damadın harcındandır ”diye bu kadar bütçeye bu kadar köfte…Ben her zaman nerde olursa olsun tanıtıma katılacak arkadaşların STK lar dan ve o ilçede elini taşın altına koyan yani bir anlamda “canı” yananlardan eski eve yüz milyarlarca para harcayıp,personel istihdam edip,kara kışta ısıtıp burayı nasıl yaşatabilirim diyenler “Allahtan sağlık Devletten aylık diyenlerden” daha fazla  sorumluluk alır diye düşünüyorum.Bu yazdıklarımdan şimdiye kadar tanıtım için gidenler sorumluk almaz anlamı çıkmasın herkes elinden geldiğince iyi şeyler yapmaya çalıştı.Tanıtım kimsenin tekelinde değil yaşadığımız yeri tanıtmak tarihini,kültürünü bilmekte insani sorumluluğumuzun gereği.Hep söylerim elli rehberlik belgesi olan bir yerde resmi kurumlarda çalışıp “mesai saati” bittikten sonra yaka kokardını takıp Mudurnu’ya gelen bir misafirimize bırakın tanıtımı gezdirmeyi nasıl yardımcı olabilirim diye soran varsa  beni bulsun Musallaya kadar götürüp baklava ikram ederim.Tv çekimleri turizm festivalleri vb. tanıtımdan sorumlu olan  arkadaşlar düzenli ve devamlı bir çalışma yapılması lazım.Yapılacak bir iki toplantı ile olmuyor.Şimdiden bu seneki ve seneye olacak  festival ve fuarlar için çalışmalar başlamak lazım.Tanıtım işi şehri kamusal ve yerel anlamda idare etmesi gereken ve başka bir sürü işi olan kurumlara bırakmadan sivil toplum üstlenmeli tabi bu kurumların tam desteğini de  görebilmeli.Şu an için sivil toplumda da böyle bir birliktelik yok maalesef.Emit fuarı öncesi Mudurnulu turizmciler 10000 adet ayraç bastırıp fuarda dağıtmak istedik ancak dağıtımda başarılı olmadık.Stantlarda duran arkadaşlar ne dağıttıysa onunla kaldık.

      Emit fuarı ve Mudurnu haber       

       Fuara gittiğim gün Mudurnu haber portal sahibi Aydın beyle görüşmemizde Kamuran hocanın fuara davet ettiğini ama acil işi çıkması nedeniyle gelemeyeceğini söyleyince her gün yüzlerce kişinin Mudurnu’da ne var ne yok diye baktığı sitede haber olması için birkaç fotoğraf göndereyim dedim. Fotoğraf makinemin şarjı Panorama 1453 de çekim yaparken bittiğinden cep telefonum ile ışığı iyi olan yerlerden değişik fotoğraflar çekip akşam arkadaşımın evinden ve gönderecek alet edevatta yanımda olmadığından dolayı arkadaşımın çocuklarından yardımcı olmalarını rica ettim. Onlarda sağ olsun amca bu işler kolay deyip fotoğraflardan birkaç tanesini bluetooth üzerinden bilgisayara oradan da Mudurnu habere attım. Ancak fotoğrafları gönderirken hangi foto gitti diye de bakmadım. Ancak ertesi gün telefon trafiği başlayınca konudan haberim oldu. Fotoğrafları ben gönderdim zaten giden fotolar arasında karagöz, hacıvatla kendimde varım. Fotolara yorumda yapmadım iller ilçeler değişik objeleriyle öne çıkmaya çalıştılar gibi kısa notlar yazdım. Benden bu fotolar kendine ulaşınca Aydın kardeşim İHA haber ajansından aldığı iki fotoğrafla Göynük haberi yapınca beni arayanlar ve aramayanlar neden Mudurnu’nun fotoğrafları ve haberleri yokta Göynüğün var diye üstelik daha fiyakalı diye serzenişte bulundular. Bu konu ile ilgili A)Ben Aydının kasıtlı haber yaptığını hiç düşünmedim. B)Mudurnu haberde 2007 yılından bu yana köşe yazısı yorum vb. yazıyorum bu güne kadar kimsenin yazısına haberine karışmadım nasıl haber yapması gerektiğini söylemedim. C)Bu süre içerisinde haber portalı sahibi tarafından yazdığım yazı ve yorumların hiç birine şunu böyle yaz yâda yazma diye kimse müdahale etmedi ne düşünüyorsam onları yazdım söyledim. D)Ama dışarıdan Mudurnu haberde yazı yazmam gerektiğini söyleyen birkaç kişi oldu. E)Herhangi bir konuda karşı tarafı taraflı davranıyor diye eleştirmek için önce kendimizin tarafsız davranması gerekir diye düşünüyorum. F)Kimse için önyargılı düşünmem ve davranmam çünkü bu güne kadar vicdanları ölçecek bir terazi bulamadı. Bunu en iyi ölçebilecek adalet terazisi şimdilik kamuoyu! G)Ayrıca rekabet iyidir www.mudurnuhaber.com da Emit fuarı ile haber yok o yazmasa ben yazarım diye İlhami Bey  www.mudurnuhaber.org  da Mudurnu nun Emitteki standından nerdeyse canlı yayın yaparak bizi an be an haberdar etti.   

H)Yapıcı haber ve eleştiriler insanların ve kurumların yanlışlarını gösterir doğrunun bulunmasına yardımcı olur. Varsa demokrasilerde yerelde ve genelde önemli olan iktidarda olanın değil muhalefette olanın ne dediğidir ve onun fikri özgürlüğüne saygı duymaktır.

Mehmet Cantürk www.mudurnuhaber.com

Mudurnu 20.02.2012

Mudurnu Haber

Mudurnu Haber